Bir Temmuz Gecesi Masalı Gerçek Olacak mı?

    Beşiktaş, geleneği hâline gelmiş şekilde; Samet Aybaba, Slaven Biliç, A. Avcı, Sergen Yalçın ve iki Şenol Güneş döneminde olduğu gibi, sezonu erken açıp transferlerin yetişmediği bir sezon açılışı daha yaptı. Bu durum artık bir tesadüften çok, bir yönetim ve yönetici tercihi olduğu açık. Ancak önümüzde, Beşiktaş’ın oynaması gereken bir Shakhtar eşleşmesi bulunmakta. Son dört sezondur Ekim ve Kasım aylarında yarışa havlu atan Beşiktaş için bu eşleşme, camianın kenetlenmesi ve umutlanması açısından çok kritik bir maç olumuş durumda. 

Mevcut Durum: 

Şu anda kadronun mevcut fotoğrafını çekersek, sayısal olarak sol kanat, sağ bek ve görece olarak 6 numara eksikliği dikkat çekiyor. Bunların dışında, sağ kanattaki ve özellikle sol stoperlerdeki bariz kalite eksikliği ile takımın genç forvetlerinin sakat ve yetersiz olması da cabası. Fakat, Teknik Direktör Solskjær’in bu mevcut kadroyla Shakhtar maçları oynanacak ve 24 Temmuz akşamı  bu kadro içinden çözümler bulması gerekecek.

Bu yazımda, mevcut kadroda bulunan futbolcuların güncel form durumlarını göz ardı ederek; futbolcu profilleri ve potansiyelleri üzerinden, subjektif bir bakış açısıyla takımın eski usül  nasıl dizilmesi ve nasıl oynaması gerektiğini ele aldım.

Rashica İkna Olmalı:

Rashica sağ kanat forvet, Svensson ise geride sağ bek oynadığında takım tamamen farklı bir profilde sahaya diziliyor. Hücumda çoğalamayan, ancak Svensson’un stoperi üçlediği ve ayak kalitesinin vasata yaklaştığı bir yapı ortaya çıkıyor. Tabii eski tabirle kontra atak; yeni tabirle geçiş oyunu oynamadığımız ve dominat bir oyun oynadığımız sürece.

Rashica’nın ileride top tutma meziyeti nerdeyse yok denecek kadar az ve önü açıkken hem hücumda hem de savunmada daha etkili oynadığı bir oyun yapısına ihtiyaç duyuyor. Mevcut sağ bek eksikliği veya kalite yetersizliği göz önüne alındığında, hücum yeteneklerini yeterli bulmadığımız Rashica’nın sağ kanat bek olarak kullanılması bize farklı bir oyun menüsü sunabilir. Böylece hem önü açılır, geniş alanlar onun olur hem de mücadeleci kimliğiyle savunmada katkı sağlar.

Bu nedenle, en azından bu eşleşme özelinde Rashica’nın ikna edilip Jurešek ile birlikte kanat bek pozisyonundan hücuma farklı varyasyonlar getirmesi sağlanmalıdır.

Böylece Beşiktaş, elinde fazlaca bulunan orta saha oyuncularını daha farklı bir şekilde kullanabilir; kanat yerine savunmayı göbekten ya da Amir ile, Şenol Güneş’in Valérien Ismaël döneminden sonra yaptığı gibi, sağ stoperden üçleyebilir. Ayrıca bu sistem, iki adet 8 numara ve iki adet 10 numara kullanarak Beşiktaş’ın daha verimli bir hücum takımı olmasını sağlayabilir.


Başlangıç 11'i ve savunma dizilişi aşağdaki gibi bir 4-1-4-1 veya bakalava 4-4-2 klonu olabilir. 

Arka Direk Rafa:

Fakat iş hücuma ve hücum sonrası geçiş savunmasına dönünce, bu dizilişin mecburen bir üçlü yapıya evrilmesi gerekiyor. Yani Beşiktaş'ın hücumda üçlü gibi oynayıp, savunmada da üçlü gibi konumlanması şart. Zaten bu karakteri, ilk Şenol Güneş zamanından beri takımda görüyoruz. 

 

Zaten yukarıda bahsettiğim gibi, Demir Ege savunmayı üçleyecek ve Fenerbahçe’nin Amrabat’ı kullandığı gibi, kendi fiziksel özelliklerine ve temposuna uygun bir role geçecek. Böylece savunmadaki vasat altı pas kalitesi de artmış olacak.


Jurešek ve Rashica ise orta sahaya çıkarak, hem orta sahanın hem de hücumun bir parçası gibi hareket edecekler. Tabii bu, savunma görevlerini yapmayacakları anlamına gelmiyor; iki yönlü oynamaları gerekecek.


Gedson, daha çok kesici bir 8 numara gibi oynayacak ve çalım yeteneğini kullanarak fark yaratacak. Orkun ise takıma yön veren, servis yapan, pas kalitesini artıran ve şutlarıyla öne çıkan bir rolde olacak.


Muçi, daha serbest bir 8 ya da 10 numara gibi oynayacak. Hatta Rachid Ghezzal’ın yaptığı gibi, kanat beklerine alan açacak şekilde bir oyun düzeniyle sahada yer alabilir. Bu maç özelinde Muçi’ye tam anlamıyla bir “Ghezzal rolü” verilebilir. Şut ve asist kalitesi Ghezzal seviyesinde olmasa da, benzer işler yaparak benzer sonuçlar alınabilir.


Peki, Muçi 10 numara gibi oynarsa Rafa ne olacak? Rafa, bir “Alex klonu” olarak zaten ceza sahası içinde ve çevresinde, özellikle sol forvet gibi forveti çiftleyerek etkili oluyor. Bu rol, Kyle Larin’in geçmişte yaptığı işlere benzeyen ve Rafa’nın etkinlik alanında yani ceza sahası içinde ve cevresinde daha fazla oynaması sağlayabilir.


Bu nedenle Rafa, sol forvet ya da ikinci forvet olarak konumlandırılabilir. Muçi ile yer değiştirerek ama forveti çiftlemek şartıyla oynayabilir. Böylece Tammy Abraham’ın varlığı ve doğru kullanımıyla, Rafa’nın asist ve gol katkısı daha garanti hâle gelir. Belki de bu maçtan sonra ona “Arka Direk Rafa” demeye başlarız.


Top Beşiktaştayken ve geçiş hücümlarını savunurken olması gereken diziliş aşağıdaki gibi olabilir.




Masal Gerçek Olacak mı?


Belki farklı bir diziliş ya da palyatif bir kararla, hatta benim düşündüğümün tersine Svensson'u ve Arroyo’yu kullanarak veya Athletic Bilbao maçına benzer bir yöntemle bu turu geçebiliriz. Ancak benim önerdiğim yapıyla veya başka bir yapıda Avrupa kupalarında yolumuza devam ettiğimiz senaryoda; mevcut kanat, savunma, hatta belki forvet ve orta saha rotasyonuyla “motorları maviliklere sürmemiz” oldukça zor, hatta neredeyse imkânsız gibi görünüyor. Tabii, Sergen Yalçın sezonundaki gibi bir mucize yaşanmazsa.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kan, Ter, Gözyaşı: Baskı, Hücum ve Dominasyon

Siyah Beyaz Bir Aşk Hikayesi

Alice Harikalar Diyarında Beşiktaş Değil